Boğaz'da 15 teknelik ‘Lüfer Filosu' var

Muharrem AYDIN  HÜRRİYET

İstanbul Boğazı'nda yemekli tekne turu yapan Hoşgör Ailesi, 15 yılda 5'i kendi malları, 10'u da kiralık olmak üzere 15 teknelik ‘‘Lüfer Filosu'' sahibi oldu. Can Hoşgör, ‘‘Tekne turuna Boğaz'ı bilenlerle çıkın. Kaptanın ehliyetini kontrol edin'' dedi. 

KEMAL Hoşgör, oğulları Cem, Cenk ve Can'la birlikte İstanbul Boğazı'nda 15 yıldır sürdürdüğü yemekli tekne turlarıyla 15 teknelik bir ‘‘Lüfer Filosu''na ulaştı. Can Hoşgör, ‘‘20 kişiden 150 kişiye kadar değişen, değişik boyutlarda ve yolcu kapasitelerine sahip 15 teknemiz var. Bunların 5'i bize ait. 10'unu ise sezonluk olarak kiralayıp Lüfer stiline sokarak işletiyoruz'' dedi. Can Hoşgör, ‘‘Lüfer Filosu''nu ve Boğaz'da tekne turlarını şöyle anlattı:

HİÇ VUKUATIMIZ YOK 

Çok kapsamlı tekne organizasyonları yapıyoruz. Bugüne kadar hiçbir kaza yapmadık ve hiçbir vukuatımız yok. İnsanlar da bunu bildikleri için bizi tercih ediyorlar. Kaza yaşamamamızın nedeniyse, teknelerimizde, kaptanından personeline kadar herkesin ehliyet sahibi, eğitimli ve tecrübeli insanlar olmasıdır.

OKULLA BİTMİYOR 

Boğaz'ın sularına açılacak herhangi bir tekneyi kullanacak olan herkesin kaptan ehliyeti olması lazım. Ben Denizcilik Meslek Lisesi mezunuyum. Her mezun gemi kaptanı olarak çıkar ama ben aile şirketimiz olduğu için gemiyi tercih etmedim, kendi teknemizde çalışıyorum. Ama bu iş okulla da bitmiyor, tecrübeyle bitiyor.

KENDİNE HAS AKINTI 

Boğaz'da aşırı bir trafik var ve gerçekten tehlikeli. Bu yoğun trafiğin içinde uzun süre yaşadığınız zaman her türlü tehlikeye karşı refleksleriniz gelişiyor. Boğaz'da yaşanan kazalarda hava koşullarının hiç olumsuz etkisi olmaz. Ama Boğaz'ın kendine has akıntıları var. Bunları bilmek gerekir.

TEKNE DE ÖNEMLİ 

Sahil Güvenlik, iki yıldır titiz davranıyor, sürekli kontroller yapıyor, ehliyetsiz kişi ya da tekneleri Boğaz trafiğine çıkarmamaya çalışıyor. Yalnızca personelin profesyonel olması yeterli değil. Teknenin de denize elverişli olması lazım. Yangın söndürme sistemleri, can yelekleri, batma sırasında kurtarma ekipmanları gibi ayrıntılar da önemli. Liman Başkanlığı'nın denetimleri de iyi.

EHLİYETE BAKIN 

Boğaz'da meydana gelebilecek kazaları, yaşanabilecek tehlikeleri herkes biliyor ama herkes üzerine düşen görevi yapmıyor... Boğazda yemekli tura çıkacak olan müşterilerin en azından o teknenin kaptanının ehliyetinin olup olmadığına bakması lazım.

KANDİLLİ RİSKLİ 

Boğaz'ın en tehlikeli noktası, en keskin virajın bulunduğu Kandilli'dir. Boğaz'ın seyir istikameti aynı karayolundaki otomobillerde olduğu gibi, sağdan çıkış, soldan iniştir. Ancak bunun tersini yapan tekneler var. Boğaz kıyılarına kontrol kuleleri yapılınca belki durum daha iyi olacak. Kazaların en önemli nedeni teknelerin kapasitelerinden fazla yolcu alması. Bu önlenirse, kazalarda azalma olur.

LAİLA, TAKSİM GİBİYDİ 

Boğaz trafiği özellikle Cuma, Cumartesi ve Pazar günleri inanılmaz yoğun oluyor. Milli Takım'ın dünya üçüncüsü olduğu akşam, Laila'nın önü Taksim Meydanı gibiydi.

20 bin dolarlık kurtarma botu 

İSTANBUL'un simgesi Boğaziçi'nde yaşanan büyük deniz faciaları ve kazalar herkesi can güvenliği açısından yeni önlemler almaya yöneltiyor. Lüfer teknelerini işleten Hoşgör Ailesi de müşterilerinin can güvenliğine verdikleri önemi, 20 bin dolarlık bir kurtarma botunu filolarına katarak gösterdi. Can Hoşgör, bu konuda şunları söyledi:

‘‘Lüfer adını taşıyan kurtarma botunu 2 yıldır planlıyorduk. Bu bot, Rus malı, içi 8 kişi kapasiteli. Olası bir kazada 30 kişi de bu bota tutunabilir. Tek motorlu, 90 beygir gücünde motoru var. 45 mil sürat yapabiliyor. Bu bot ile herhangi bir tehlikeli durum halinde Boğaz'ın bir ucundan diğer ucuna 5 dakikada gitmek mümkün. Biz Lüfer tekneneleriyle akşam saat 19.00 ile 24.00 arasında yemekli Boğaz turları yapıyoruz. Lüfer tekneleri limandan çıktıktan hemen sonra, bir kaptan, bir kaptan yardımcısı, bir teknik uzman, bir de sertifikalı ilkyardım uzmanından oluşan 4 kişilik profesyonel ekip, teknelerin seyir rotasını izleyerek hepsine en yakın noktada alarm halinde bekliyorlar. Bütün tekneler limanı döndükten sonra botların da işi bitiyor. Bazen de müşterilerin acil bir ihtiyacı olabiliyor. Uçağa yetişmek, ani hastalık gibi durumlarda da bu botu kullanabiliyoruz.''

Muharrem AYDIN  HÜRRİYET


Paylaş